Ana içeriğe atla

ENGELLEME OTOPARKLARI

Engelli otoparkları genelde resmi kurumların, AVM'lerin, hastanelerin otoparklarında ya da yol kenarlarında dikkatimizi çeker. Dikkat edilirse bu otoparkların giriş kapısına en yakın yerlere yapıldığını da görebiliriz. Buradan da şu sonuca varabiliriz. "Demekki engellilerin hareket kabiliyetleri çok da iyi olmadığından girişe en yakın noktalara konmuş". Dolayısıyla da, onların bu haklarını gasp ederek, haksız olduğunuzun en başından belli olduğu tartışmaya girerek ne rezil olmaya gerek var; ne de sizin kadar fiziksel güce sahip olmadığı, normal zekâ seviyesine sahip olan herkesin ilk bakışta anlayabileceği kişilere kaba kuvvet uygulayarak rezilliği katmerlemeye gerek var. Her ikisine de gerek olmadığına göre, haydi empati kuralım. Siz engellisiniz, diğerlerinin engeli yok. Engelli otoparkına sağlam olduğunu düşündüğünüz birisi park etmiş. Otoparkta yer var ama giriş kapısına biraz uzakta. Engelli otoparkına park eden, normal bir insan olma şartlarının bir çoğuna sahip gibi görünen sağlam(!) sürücüyü ikaz ediyorsunuz ve aldığınız cevap; "orada yer var. oraya park et.". Böyle bir cevap veren mi, yoksa siz mi gösterdiği yere park edip o yolu yürüyebilmeyi daha çok ister? Bu sorunun cevabını doğru verebiliyorsanız empati yeteneğiniz var demektir. Düşünsenize, gösterdiği yere de değil, iki sokak ötede bulduğunuz boşluğa park etmişsiniz. Arabanızdan inip hafifçe geriniyorsunuz. Arabanızı kilitleyip, aceleniz varsa KOŞARAK, vaktiniz varsa GEZİNE GEZİNE gidiyorsunuz. O otoparka park edeceğine, iki sokak öteye park EDEBİLMEYİ senden daha çok ister, otoparkını işgal ettiğin engelli. Hakan Algan Resmi Web Sitesi

Yorumlar

  1. Maalesef abi hiçkimse düzene uymuyor, bu konu her gün kanayan yaramız ve kimse bilinçli değil, hatta yetmedi sana bile ceza yazmışlardı plakanda o ibare yok diye :), bir yere mi gidecez illa gittiğimiz yerin önünde park edeceğiz; bulamadıysak trafiği engelleyecek şekilde 2.sıra park edeceğiz; park ettiğimiz yerde belediyenin anlaştığı park şirketine en az 3 tl olmak üzere (otobüse bin 3 tl) para vereceğiz; onlarda 2.sıra park yapanları organize edip boşalan yerleri park ettirip para alacaklar, polisimiz bu manzaraları görüp iki ananosla geçiştirecek.. Yaya geçecek yayaya yol verdik diye arkamızdan gelen araçlarla kavga edeceğiz vs vs. Sorsan hepimiz ehliyetliyiz..

    YanıtlaSil
  2. Ahhj Hakancığım, yaramı deştin. Yapılandırdığım park cezalarımı hala ödüyorum. Bitmedi 😡

    YanıtlaSil
  3. Evet malesef endeksi işareti olan yere asla park etmeneliyiz. İnsan olmak bunları gerektirir

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

YARIM ELMA GÖNÜL ALMA

Bugün size çok sevdiğim bir komşumuzla aramızda geçen bir anımızı anlatacağım. Çoğunuzun bildiği gibi yaz aylarında Kütahya'nın kaplıca bölgelerinden birisi olan Yoncalıda kalıyorum. Çok tatlı komşularım var. Hele "Kötaaya şivesiynen gonuşuvesinle bi, nahanda onlaa dinleyiverisin aaşama gadaa" Doğal olarak ihtiyaçlar için zaman zaman Kütahya'ya gitmek gerekiyor. Yine ihtiyaçlarımızı almak için Kütahya'ya gitmek üzere evden çıktığım bir gün, hiç bir zaman benden dualarını esirgemeyen; Mürüvvet teyzem ve Hüsniye teyzem namaz saatleri dışında kalan zamanlarını değerlendirdikleri apartmanın kapısının önünde oturuyorlardı. Ayak üzeri biraz sohbet edip, hal hatır sorduktan sonra, arabaya doğru giderken, "Kütahya'dan istediğiniz bir şey var mı?" diye sordum. Hayatımda yediğim en lezzetli haşhaşlı gözlemenin ustası olan Hüsniye teyzem "a-ah olum. Sağ salim gidip gelive yeter" dedi. Mürüvvet teyzemse bana doğru burnunu kıvırarak; "sağol olum...

SARIŞIN-ESMER

  Nasıl çeşit çeşit yaratılmışız değil mi? Esmer var, sarışın var, siyahi var, çekik gözlü var. Bir çoğumuza aradaki farkı görebildiğimiz için olağan geliyor. Renkli gözler de yakışmış diye yorumlar bile yapıyoruz. Hatta marifetmiş gibi insanları da görebildiğimiz bu dış özelliklerine göre sınıflandırıyoruz. Haĺ böyle olunca görmediğimiz için anlamak istemediğimiz diğer farklılıklarımızı iyiki de anĺamak istemiyoruz demekten kendimi alamıyorum. Çünkü en yakınlarımız bile bu farklılıklarımızı sarışın ya da esmer olmamız kadar doğal karşılayamıyor. Belki içinizde bu yazdıklarıma hak verecek ama kendisiyle yüzleşme cesareti olmadığı içın "boşveeeer" diyenler çıkacak. Bana sorarsanız boşverilmeyecek kadar önemliçünkü telâfisi güç zararlar açabilir. Hani bazen karşımızdakine deriz ya; "bundan bu kadar etkilenecek ne var" diye. Ya da "sende bu kadar hassas olmayıver", diyoruz. Nedense bunların da sarışın ya da esmer olmak gibi yaradılış özelliği olduğunu ve deği...

MESLEK

Çocuklara büyüyünce ne olmak istediklerini sorduğumuzda ilk sıralardaki meslekler doktor, öğretmen, mühendis, polis, mimar, asker gibi mesleklerdir genelde. Bu mesleklere yönelmelerinin sebebi de çoğunlukla ebeveynleridir. Bazısı ısrarcı oldukları mesleğin daha iyi bir gelecek sağlayacağına inanır, bazısı da olmak isteyip de olamadıkları mesleği çocuklarının yapmasını istediklerinden ısrar ederler. Bu ısrarın dozunu bazen o kadar kaçırırlar ki, çocuk dünyanın en önemli mesleğini, ebeveynlerinin kendisini yönlendirdiği bu meslek olarak görür. Hatta çocukluğundan beri hedeflediği bu mesleğe ulaştıktan sonra bile bu düşüncesini devam ettirip, diğer meslek sahiplerini hor görebilecek hale gelir. Herkes için kendi işi çok önemlidir ama sadece bu kadar. Çünkü bu dünyada hep beraber, ortak bir yaşam sürdüğümüzü unutmamalı, gözümüzün dönüp kendimizi diğerlerinden üstün görmemize neden olmasına izin vermemeliyiz. Yani meslek grubuyla değil, tamamen karakterle ilgili bir durum. Çocukluğundan...