Ana içeriğe atla

ASLAN PARÇALARI(!!!)

İş iyice çığrından çıkmaya başladı. Delikanlı(!) ayrıldığı flörtünü öldürüyor. Ertesi gün başka bir adam(!) ayrıldığı eşini öldürüyor. Daha sonraki gün erkek(!) sevgisine karşılık vermeyen kadını öldürüyor... Bir gün geçmiyor ki, kahraman aslan parçaları(!) sevdiklerini öldürmesin. Neden bu kadar nefret dolusunuz? Hadi yürek yok, onu anladık da, bu kadar nefreti içinizde barındırabildiğinize göre herhangi bir iç organınız da yok. Bu cümlede gizli özne kafatasınız. Çocukken size sevgi ile uzanan eli de ısırıyor muydunuz? Yoksa hayat boyu gerek iş hayatında, gerekse özel hayatınızda herhangi bir partneriniz olmadı da, eşe, arkadaşa, insan içinde yaşamaya alışık olmadığınızdan mı yalnız kalmak için çabalıyorsunuz? Sahi hiç iş ortağınız oldu mu sizin? "Bir dönem ortak iş yaptık, ortaklıktan ayrıldık" diyorsanız, adam duruyor mu, bir yerlere gömdün mü O'nu? Referanslarına bakınca, insan ilişkilerinde çok da başarılı olduğun söylenemez. Bak güzel katilciğim; istesen de, istemesen de, bu dünyada yalnız yaşama gibi bir şansın yok. Öldür, öldür nereye kadar? Milyarlarca insan var. Her gün birini öldürsen ömrün yetmez, tek başına kalıp da böylece dünyanın en delikanlı, en başarılı, en muhteşem, en eni olmana. Onun için, nefes almanın dışında da bir yaşam belirtisi göster. Biraz insan olmaya çalışsaydın, senin de arkandan iyi konuşulabilirdi. Hatta, sen bile inanmayacaksın ama, işe yarama ihtimalin bile vardı. İnsan gibi yaşamak aslında daha kolay. Sen de kolayı sevdiğinden, aslında sana da uyabilirdi insan olmak... Hakan Algan Resmi Web Sitesi

Yorumlar

  1. Kendiyle barışık olmayan, hastalıklı beyinler kendi dışındaki bir yaşamı kabullenemiyor, çok tehlikeli..

    YanıtlaSil
  2. Bunların can yakma lüksleri olmadığını anlayabilmeleri için caydırıcı cezalara maruz kalmaları gerekiyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya da onların da canlarının yanması lazım.

      Sil
  3. Hergün duymaktadır gina geldi. Yaziktir günahtır. Nasıl insan bunlar. Doğru dürüst ceza verilmiyor. Bunlar cesaretleniyor. Yahu insan karinca yi ezemiyor. Yapmayın

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

DUVAR En yararlı, bir o kadar da zaŕarlıdır duvar örmek. O nasıl oluyor diyenleri duyar gibiyim. Kullanıma bağlı. Duvarı nereye ördün? Ne kadar ördün vs, vs. Gizlenmek için mi, örtünmek için mi ördün? Sana zarar verecek doza göre, seni görmemesini mi, yoksa ulaşıp da zarar vermemesini mi istiyorsun? Önce buna karar verip ona göre örmeli duvarı. çok güçlüyse o duvarı aşamamalı.Bana bulaşmasın, geçsin gitsin diyorsan sağlamlığı önemlı değil. Görmesin yeter. Önemli olan doğru tehlikeyi tesbit edersen ona göre duvar örmek. İşte o zaman yararlı olur.

ENERJİ VAMPİRLERİ

  ... Adı ürkütücü değil mi? Aslında vampirler kadar olmasa da bunlar da korunmazsak az zarar vermez bize. Canlı ya da cansız her şeyin arasında bir enerji alış verişi olduğu zaten ıspatlanmış. İnsanlar arasında da bu alış veriş vardır. Siz de fark etmişsinizdir. Bazılarının yanında kendimizi çok mutlu hissederiz ve hemen "Ne kadar pozitif birisi" derız. Hatta fırsatını buldukça O'nu görmek isteriz. Bunun tam tersi, aynı ortamda bulunduğumuzda, neredeyse yaşama sevincimizin bile tükendiğini hissettiğimiz insanlar vardır. Onların enerji kaynağı diğer insanlardır. Gerek konuşmalarıyla, gerek tavırlarıyla sizdeki enerjiyi tüketir, kendileriyse sanki depoyu fullemiş gibi kalkar masadan. Artık tükenmiş gibi hissedersiniz kendinizi. Bunlar en yakınlarınız bile olabilir. Çoğu farkında bile olmadan yapar bunu. Çünkü kendisini bu şekilde iyi hisseder. Bu insanlar kanınızı emip öldürmez ama, enerjinizi emip, tüketir. Tercih meselesi ama bana sorarsanız; "sana doyum olmaz, ben ...

BAKIŞ AÇISI

  Akşama kadar ne çok şeye şahit oluyoruz gözlerimizle. Hepsini de gördüğümüzü sanıyoruz ama onun arkasında ya da yanında duranları da görüyor muyuz? Belki de göremediğimizden kahraman sandıklarımız kâbusumuz, kâbusumuz sandıklarımız da aslında kahramanımız ama biz farkında değiliz. Bunu fark edebilmemiz için sanki arkasına bakıp da değerlendirmemiz gerekmiyor mu? Ya da açımızı değıştirip, yanĺarına da bakmamız. Ne çok şey saklanabiliyor oralara. O yüzden karşılaştıklarımızın sağına, soluna, arkasına bakıp, sadece ön cephesinde gördüklerimizle değerlendirmesek daha sağlıklı değerlendirebiliriz sanki. Böylece kahramanımızı da, kâbusumuzu da ayırt edebiliriz. Sadece bakarken boynumuzu hafifçe sağa, sola eğmemiz ve arkasına dolaşıp bakmamız yeterli. Hakan ALGAN Resmi internet sitesi