Ana içeriğe atla

DÜŞTÜK İŞTE



Bir seferinde karşıdan karşıya geçiyordum. Biraz daha yürü ışıklardan geç. Sanki çok sağlammış gibi ya da koşabilecekmiş gibi, hemen şuradan geçivereyim dedim. Yol da boştu. Siyah bir jeep geliyordu ama uzakta sayılırdı. Biraz da acele edersem geçebilirdim. Tabii ki bu acele etme sol ayağımı taşıyamama sebep oldu. Bileğimden de ayağımı kıvıramayınca yolun ortasında ayağımın ucu düz yolda asfalta takıldı ve düştüm. Gelen arabanın şoförü acemi olabilirdi. Kalkmaya çalışırsam o da panikleyip çarpabilirdi. Üstelik önümde ve arkamda geçebileceği boşluk da vardı. En iyisi oturmak ve hiç kıpırdamamaktı. Tam önümden geçerken açık camdan kafasını çıkartıp bana baktı ve;
“Ne yapıyorsun birader?”
“Düştüm.” Yardımcı olayım mı diyeceğini sanırken;
“Burada düşülür mü?”
“Ben kalkmadan gitsen iyi olur. Gördüğün gibi elimde baston var ve potansiyel silah sayılır. Üstelik raporum da olduğu için ruhsatlı bu.”

Neyse ki karakol macerası yaşamadan gitti. Denge bozukluğumuz da olduğu için bu tipte enteresan olayları sürekli yaşıyoruz.

Hakan ALGAN

www.hakanalgan.com.tr

facebook.com/alganhakan

Twitter : @alganhakann

Instagram: @alganhakann

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DUVAR En yararlı, bir o kadar da zaŕarlıdır duvar örmek. O nasıl oluyor diyenleri duyar gibiyim. Kullanıma bağlı. Duvarı nereye ördün? Ne kadar ördün vs, vs. Gizlenmek için mi, örtünmek için mi ördün? Sana zarar verecek doza göre, seni görmemesini mi, yoksa ulaşıp da zarar vermemesini mi istiyorsun? Önce buna karar verip ona göre örmeli duvarı. çok güçlüyse o duvarı aşamamalı.Bana bulaşmasın, geçsin gitsin diyorsan sağlamlığı önemlı değil. Görmesin yeter. Önemli olan doğru tehlikeyi tesbit edersen ona göre duvar örmek. İşte o zaman yararlı olur.

ENERJİ VAMPİRLERİ

  ... Adı ürkütücü değil mi? Aslında vampirler kadar olmasa da bunlar da korunmazsak az zarar vermez bize. Canlı ya da cansız her şeyin arasında bir enerji alış verişi olduğu zaten ıspatlanmış. İnsanlar arasında da bu alış veriş vardır. Siz de fark etmişsinizdir. Bazılarının yanında kendimizi çok mutlu hissederiz ve hemen "Ne kadar pozitif birisi" derız. Hatta fırsatını buldukça O'nu görmek isteriz. Bunun tam tersi, aynı ortamda bulunduğumuzda, neredeyse yaşama sevincimizin bile tükendiğini hissettiğimiz insanlar vardır. Onların enerji kaynağı diğer insanlardır. Gerek konuşmalarıyla, gerek tavırlarıyla sizdeki enerjiyi tüketir, kendileriyse sanki depoyu fullemiş gibi kalkar masadan. Artık tükenmiş gibi hissedersiniz kendinizi. Bunlar en yakınlarınız bile olabilir. Çoğu farkında bile olmadan yapar bunu. Çünkü kendisini bu şekilde iyi hisseder. Bu insanlar kanınızı emip öldürmez ama, enerjinizi emip, tüketir. Tercih meselesi ama bana sorarsanız; "sana doyum olmaz, ben ...

BAKIŞ AÇISI

  Akşama kadar ne çok şeye şahit oluyoruz gözlerimizle. Hepsini de gördüğümüzü sanıyoruz ama onun arkasında ya da yanında duranları da görüyor muyuz? Belki de göremediğimizden kahraman sandıklarımız kâbusumuz, kâbusumuz sandıklarımız da aslında kahramanımız ama biz farkında değiliz. Bunu fark edebilmemiz için sanki arkasına bakıp da değerlendirmemiz gerekmiyor mu? Ya da açımızı değıştirip, yanĺarına da bakmamız. Ne çok şey saklanabiliyor oralara. O yüzden karşılaştıklarımızın sağına, soluna, arkasına bakıp, sadece ön cephesinde gördüklerimizle değerlendirmesek daha sağlıklı değerlendirebiliriz sanki. Böylece kahramanımızı da, kâbusumuzu da ayırt edebiliriz. Sadece bakarken boynumuzu hafifçe sağa, sola eğmemiz ve arkasına dolaşıp bakmamız yeterli. Hakan ALGAN Resmi internet sitesi