Ana içeriğe atla

NEREYE GİDİYORUZ

Bunları neden yazdığımı ben de gerçekten bilmiyorum. Aslında hepimizin bildiği şeyler. Sanırım televizyon seyrederken, gördüklerim karşısında, unutmaya başladıklarımızı, dizginleyemediğim hatırlatma isteğidir. Yaradılıştan kaynaklanan insani ahlakın yanında, yaşadığımız toplumun kurallarından kaynaklanan da ahlaki değerlerimiz var. İnsan olmanın gereğidir bu kurallara sadık kalmamız. Bahçedeki kedilerimizle değil, diğer insanlarların hareketleriyle karşılaştırılır bu değerlerimize verdiğimiz önem. Ama o kadar deformasyona uğramışız ki, normalde bu kurallara uyarak yaşayanlar büyük takdirle karşılanır olmuş. Halbuki zaten görevimiz bu. Yapmamız gerekenleri yapanlar değil, gerekenden fazlasını yapanlar lâyık değil mi bu büyük takdire. Olması gereken bu ama, çıta o kadar düşürülmüş ki, olması gerektiği gibi yaşamanın yazılı olmayan kurallarını, değerlerini unutmuşuz. Mesela toplu taşıma araçlarında yaşlı, hamile, engellilere yer verenler ayakta alkışlanır oldu. Aslında yaşadığımız toplumun, yerleşmiş bir kuralıydı ama görmezden gelmek için telefonla oynanıyor artık. Teknoloji ilerledi tabi, teknoloji fakiriyken -ki en fazla 20, 25 yıl önce- uyuyor ayaklarına yatılırdı. Hiç düşünmüyoruz değil mi, o yaşlara geldiğimizde yer vermeleri için bizim de gençlerin gözünün içine bakacağımızı. Bu örnekleri çoğaltmak maalesef ki mümkün. Ama uzun yazıları okumak sıkıcı olabiliyor. Konu da tatsız. Çok da can sıkmaya gerek yok. Nasıl olsa bu yazıyı okuduktan sonra örnekler ister istemez gözünüzün önüne gelecek. Hakan Algan Resmi Web Sitesi

Yorumlar

  1. Çok doğru bir konuya el atmışsın abim. Tebrikler.

    YanıtlaSil
  2. Çok doğru. Eee eğitim falan derdim eskiden olsa bu duruma çözüm önerisi olarak ama eğitim de kar etmez. Vicdan varsa vardır yoksa yoktur. Kalmış ki şimdi genç nesilin kimyası tamamen bozuldu. Bütün o güzel kavramların içi boşaltıldı. Sevgi, emek, sadakat, vicdan, ahlak...

    YanıtlaSil
  3. Binmek zorunda kalırsam.
    15- 20 yıl sonra, Mutlaka bir Yer örtüsü ile binerim,
    Uyğun yere serer otururum.
    Sonra kalkmak için yardım isterim.
    Belki teknoloji geriler de 1970-80 lere döneriz, bize de yer verirler !! Sağlıkla kalın,
    yiten değerier, sanki yiten insanlardır..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

10 KASIM

  ... KONUŞULMUYOR Konuşulmuyor Denize döktüğün düşmañ Kovaladığın kargalar kadar. Sünnet diyorlar entariye, Deve yerine cipĺe gezenler. Düşünmek bile istemiyor Kurduğun kurumlardakı makamda oturanlar, En çok da kul hakkından bahseden bunlar. Dinini öğrensin diye tercüme ettirdiğin Kuran, En kıymetli kitap, dolabimızda duran. Okuyan yok ama, herkes alim evinde bulunduran Nohutun tadı kalmadı sensiz kaldıķtan sonra, Zaten rakıyı da keyiften değil, kahırdan içer olduk.  Mezeler ithal olunca. Olsun be Atam, Bu ülkeye yeter İzinde koşan bir avuç insan kalsa eğer. Hakan Algan 

ÇÜRÜK BASAMAK

Düşünsenize, şu anda harika manzarası olan, ahşap, dublex bir evin verandasındasınız. Kahvenizi yudumlarken seyrettiğiniz manzara artık yeterli gelmemeye başlıyor ve üst kattan manzaranın daha güzel olduğunu ve oraya çıkmanız gerektiğini düşünüp, merdivenlere yöneliyorsunuz. Elinize aldığınız kahve fincanınızla ahşap merdivenleri çıkmaya başlıyorsunuz. Tam merdivenin ortalarına geldiğinizde, ahşapı artık çürümüş olan basamağa adımınızı attığınızda basamak kırılıyor. Kahvenizin döküldüğü yetmiyormuş gibi, ayağınız da inciniyor. Biraz toparlandıktan sonra basamakları çıkmaya devam ediyorsunuz. Hedefiniz üst kata çıkmak. Sonra basamakları çıkarken daha dikkatli olduğunuzu fark ediyorsunuz. Adımlarınızı daha temkinli atıyorsunuz. Çünkü ilk kazada hem ayağınızı incittiniz hem de kahvenizi kaybettiniz. Aynı sorunları tekrar yaşamak istemiyor, yine de yolunuzdan dönmeyip, üst kata ulaşıp, daha güzel gözüken manzarayı seyrediyorsunuz. Aynı hayatımızda, basamakları çıkarken karşımıza gelen ç...

SARIŞIN-ESMER

  Nasıl çeşit çeşit yaratılmışız değil mi? Esmer var, sarışın var, siyahi var, çekik gözlü var. Bir çoğumuza aradaki farkı görebildiğimiz için olağan geliyor. Renkli gözler de yakışmış diye yorumlar bile yapıyoruz. Hatta marifetmiş gibi insanları da görebildiğimiz bu dış özelliklerine göre sınıflandırıyoruz. Haĺ böyle olunca görmediğimiz için anlamak istemediğimiz diğer farklılıklarımızı iyiki de anĺamak istemiyoruz demekten kendimi alamıyorum. Çünkü en yakınlarımız bile bu farklılıklarımızı sarışın ya da esmer olmamız kadar doğal karşılayamıyor. Belki içinizde bu yazdıklarıma hak verecek ama kendisiyle yüzleşme cesareti olmadığı içın "boşveeeer" diyenler çıkacak. Bana sorarsanız boşverilmeyecek kadar önemliçünkü telâfisi güç zararlar açabilir. Hani bazen karşımızdakine deriz ya; "bundan bu kadar etkilenecek ne var" diye. Ya da "sende bu kadar hassas olmayıver", diyoruz. Nedense bunların da sarışın ya da esmer olmak gibi yaradılış özelliği olduğunu ve deği...