Ana içeriğe atla

KENDİNİ KÜÇÜMSEME

Kendini küçümseme derken, abartıp kendini büyük de görme. Neler yapabileceğini görmeye başladığında sen de şaşırırsın. Düşünsenize; Edison gibi, Tesla gibi, Einstein gibi; sen de bir insansın. Aldığın eğitim veya ilgi alanın onlardan farklı olabilir. Tıpkı Macellanın ilgi alanının Edisondan farklı olduğu gibi. Hepimizin bir yaradılış sebebi olduğuna inanıyorum. Hiç kimse boşuna gelmiş olamaz bu dünyaya. Bu kesinlikle yeyip, içip, yatmak da olamaz. Tüm insanlığa olmasa bile, belli bir kesime ciddi faydalar sağlayabilecek bir şeyler yapmak için olmalı. Ya da bunu yapacak olan çocuğu yetiştirmek olmalı. Neden bu dünyaya geldiğini bulamıyorsan, onun seni bulmasına bari izin ver. Onu engelleme, o seni bulacaktır. "Sen neden yaratılmışsın?" diye soruyorsunuz değil mi şimdi. Henüz ben de bilemiyorum. Bulamadım daha. Belki de sadece bu yazıyı yazıp, insanlık için önemli bir adım atacak birilerini uyandırmak için yaratılmışımdır. Kim bilir? Hakan Algan Resmi Web Sitesi

Yorumlar

  1. Bu konu bana ters.
    Yani ;5 yaşında, afdan yeni çıkmış, insansı bir yaratığın tecavüzü sonrası öldürülmüş bir çocuğu düşünün.. Düşünün.... birdaha.
    On kezde, 100 kezde düşünseniz. Olmuyor.
    Bu dünyaya, bir görev ile gelmek..
    ..
    Masum yerine de, baba veya ana
    yerinde bir yere koyamıyorum beni... Yoksa, yeni bir mantık mı yürütmeliyim?
    Ne dersiniz!! Çok psikolojik olmayan,
    YENİ iletilerde görüşelim sağlıcakla kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Savunulacak hiç bir yanı yok ama muhtemelen bahsettiğiniz yaratık, neden yaratıldığını düşünme ihtiyacı bile duymamış, iç güdüsel yaşayan bir yaratık. Kurbana gelince, keşke farklı yollardan öğrenilebilse ama, o da insanlığın iyiliği görebilmesini sağlamak için görevlendirilmiş olabilir mi acaba.

      Sil
  2. İnsanlığın bütünü faydalı olsaydı dünya daha güzel olurdu. Maalesef kötülükle anılan da var. Bunlar iyilerin cezasına (!) benziyor.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

YARIM ELMA GÖNÜL ALMA

Bugün size çok sevdiğim bir komşumuzla aramızda geçen bir anımızı anlatacağım. Çoğunuzun bildiği gibi yaz aylarında Kütahya'nın kaplıca bölgelerinden birisi olan Yoncalıda kalıyorum. Çok tatlı komşularım var. Hele "Kötaaya şivesiynen gonuşuvesinle bi, nahanda onlaa dinleyiverisin aaşama gadaa" Doğal olarak ihtiyaçlar için zaman zaman Kütahya'ya gitmek gerekiyor. Yine ihtiyaçlarımızı almak için Kütahya'ya gitmek üzere evden çıktığım bir gün, hiç bir zaman benden dualarını esirgemeyen; Mürüvvet teyzem ve Hüsniye teyzem namaz saatleri dışında kalan zamanlarını değerlendirdikleri apartmanın kapısının önünde oturuyorlardı. Ayak üzeri biraz sohbet edip, hal hatır sorduktan sonra, arabaya doğru giderken, "Kütahya'dan istediğiniz bir şey var mı?" diye sordum. Hayatımda yediğim en lezzetli haşhaşlı gözlemenin ustası olan Hüsniye teyzem "a-ah olum. Sağ salim gidip gelive yeter" dedi. Mürüvvet teyzemse bana doğru burnunu kıvırarak; "sağol olum...

SARIŞIN-ESMER

  Nasıl çeşit çeşit yaratılmışız değil mi? Esmer var, sarışın var, siyahi var, çekik gözlü var. Bir çoğumuza aradaki farkı görebildiğimiz için olağan geliyor. Renkli gözler de yakışmış diye yorumlar bile yapıyoruz. Hatta marifetmiş gibi insanları da görebildiğimiz bu dış özelliklerine göre sınıflandırıyoruz. Haĺ böyle olunca görmediğimiz için anlamak istemediğimiz diğer farklılıklarımızı iyiki de anĺamak istemiyoruz demekten kendimi alamıyorum. Çünkü en yakınlarımız bile bu farklılıklarımızı sarışın ya da esmer olmamız kadar doğal karşılayamıyor. Belki içinizde bu yazdıklarıma hak verecek ama kendisiyle yüzleşme cesareti olmadığı içın "boşveeeer" diyenler çıkacak. Bana sorarsanız boşverilmeyecek kadar önemliçünkü telâfisi güç zararlar açabilir. Hani bazen karşımızdakine deriz ya; "bundan bu kadar etkilenecek ne var" diye. Ya da "sende bu kadar hassas olmayıver", diyoruz. Nedense bunların da sarışın ya da esmer olmak gibi yaradılış özelliği olduğunu ve deği...

MESLEK

Çocuklara büyüyünce ne olmak istediklerini sorduğumuzda ilk sıralardaki meslekler doktor, öğretmen, mühendis, polis, mimar, asker gibi mesleklerdir genelde. Bu mesleklere yönelmelerinin sebebi de çoğunlukla ebeveynleridir. Bazısı ısrarcı oldukları mesleğin daha iyi bir gelecek sağlayacağına inanır, bazısı da olmak isteyip de olamadıkları mesleği çocuklarının yapmasını istediklerinden ısrar ederler. Bu ısrarın dozunu bazen o kadar kaçırırlar ki, çocuk dünyanın en önemli mesleğini, ebeveynlerinin kendisini yönlendirdiği bu meslek olarak görür. Hatta çocukluğundan beri hedeflediği bu mesleğe ulaştıktan sonra bile bu düşüncesini devam ettirip, diğer meslek sahiplerini hor görebilecek hale gelir. Herkes için kendi işi çok önemlidir ama sadece bu kadar. Çünkü bu dünyada hep beraber, ortak bir yaşam sürdüğümüzü unutmamalı, gözümüzün dönüp kendimizi diğerlerinden üstün görmemize neden olmasına izin vermemeliyiz. Yani meslek grubuyla değil, tamamen karakterle ilgili bir durum. Çocukluğundan...