...
Yine aylardan ekim.
Sonbahar yaprağı gibiydin.
Süzüldün gittin.
Kimine göremelektin,
Kimine göreyse göçmen kuşlar gibiydin.
Bana göre artık ekimdin.
Senede bir defa da olsa,
Biliyordum gelecektin.
Biz göremesek de, sen gelecektin.
Herkes için sonbaharda çöken hüzün,
Ümitti benim için güzün.
Biliyorum avuntuydu bu.
Unuturdum belki
Gözümün önünden gitseydi yüzün.
Her ekim bekledim belki görünür diye bugün.
Ekim kızı, bu ekim de görünmedin...
Hakan Algan
Nasıl çeşit çeşit yaratılmışız değil mi? Esmer var, sarışın var, siyahi var, çekik gözlü var. Bir çoğumuza aradaki farkı görebildiğimiz için olağan geliyor. Renkli gözler de yakışmış diye yorumlar bile yapıyoruz. Hatta marifetmiş gibi insanları da görebildiğimiz bu dış özelliklerine göre sınıflandırıyoruz. Haĺ böyle olunca görmediğimiz için anlamak istemediğimiz diğer farklılıklarımızı iyiki de anĺamak istemiyoruz demekten kendimi alamıyorum. Çünkü en yakınlarımız bile bu farklılıklarımızı sarışın ya da esmer olmamız kadar doğal karşılayamıyor. Belki içinizde bu yazdıklarıma hak verecek ama kendisiyle yüzleşme cesareti olmadığı içın "boşveeeer" diyenler çıkacak. Bana sorarsanız boşverilmeyecek kadar önemliçünkü telâfisi güç zararlar açabilir. Hani bazen karşımızdakine deriz ya; "bundan bu kadar etkilenecek ne var" diye. Ya da "sende bu kadar hassas olmayıver", diyoruz. Nedense bunların da sarışın ya da esmer olmak gibi yaradılış özelliği olduğunu ve deği...

👍
YanıtlaSil