...
Hayatın pahalılığından hepimiz şikayetçiyiz. Doğruda. Peki bedava olan ve en az gıdalar kadar faydası olanlardan yeterince faydalanıyor muyuz?
Mesela hava Birkaç defa derin nefes alıp, üç saniye kadar nefesimizi tutup yavaşça verdiğimizde kalp atışlarını yavaşlattığını ve sakinleştirdiğini biliyor musunuz?
Ya da güneşli bir günde yapacağınız bir yürüyüşün kan dolaşımını hızlandırarak bedeninize sağlayacağı faydayı?
Deniz kenarında oturanlar daha şanslılar. Deniz kenarında bir bankta oturup, denizi seyrederek de özellikle zihninizi ve ruhunuzu dinlendirebilirsiniz.
Belki karnınızı doyurmayacak ama ruhunuza ve bedeninize sağlayacağı faydayı da göz ardı edemeyiz.
Nefes borumuza sayaç, bacaklarımıza da taksimetre takılmadan değerlendirmek gerek.
Hakan Algan
Hiç düşündünüz mü, yeryüzünde kaç canlı var? Milyon? Milyar? Trilyon? Katrilyon? Çeşit, çeşit. Bazısı tek hücreli, bazısı kafadan bacaklı, bazısı ise etçil, otçul diye uzayıp gidiyor. Çoğu da birbirini biliyor. Denizin bilmem kaç metre altında yaşayan bir balık; karşısına çıktığında kendisini kabartarak atarlanan diğer deniz canlısına bulaşmaması gerektiğini biliyor. Neticede atarlı abimizin bir duruşu var ve bu duruş kendisine bir saygınlık sağlamış denizler aleminde. Karada ise gerek avını ürkütmek için, gerekse de kendisini saldırıya karşı savunabilmek için omurgasını kullanarak şeklini değiştirenler çıkıyor karşımıza. Omurgasını kullanarak hem kendisini koruyabilir, hem avını görüntüsüyle ürküterek daha kolay avlayabilir, en önemlisi de karşısındakini korkutarak da olsa saygısını kazanır bu duruşuyla. Biz insanlar da omurgalılardanız. Bir kısmımız her ne kadar içgüdüsel kullanarak, sadece kavgalarda horozlanmak (!) için kullansak da, omurgalıyız işte. Halbuki omurgamızı fikirler...

Yorumlar
Yorum Gönder