...
Özel sektör beni ilgilendirmiyor ama kamu kuruluşlarında görev yapanların hslka ters davranışlarına tahammül edemiyorum. Onlara sorsak, onlarında geçerli sebepleri vardır. Akşama kadar kaç çeşit insanla muhatap oluyoruz derler. Haklılar da.
Şu açıdan da bakmak gerek. Memnun olmadığı bir işte başarılı olma ihtimali yok. Başarıyı hedeflememiş olabilir. O zaman da mutlu olmadığı bir işte ömrüne yazık ettiği anlamı çıkar.
Hadi o kendisini düşünmüyordur. Senin işini yapmaya gönüllü ve halen işsiz olanların ve işini yaptırmak için gelip, senin suratını çekmek zorunda kalanların günahı ne?
Kendini düşünmüyorsan, onları düşün. Boşuna da yer işgal etme.
Hakan Algan
Hiç düşündünüz mü, yeryüzünde kaç canlı var? Milyon? Milyar? Trilyon? Katrilyon? Çeşit, çeşit. Bazısı tek hücreli, bazısı kafadan bacaklı, bazısı ise etçil, otçul diye uzayıp gidiyor. Çoğu da birbirini biliyor. Denizin bilmem kaç metre altında yaşayan bir balık; karşısına çıktığında kendisini kabartarak atarlanan diğer deniz canlısına bulaşmaması gerektiğini biliyor. Neticede atarlı abimizin bir duruşu var ve bu duruş kendisine bir saygınlık sağlamış denizler aleminde. Karada ise gerek avını ürkütmek için, gerekse de kendisini saldırıya karşı savunabilmek için omurgasını kullanarak şeklini değiştirenler çıkıyor karşımıza. Omurgasını kullanarak hem kendisini koruyabilir, hem avını görüntüsüyle ürküterek daha kolay avlayabilir, en önemlisi de karşısındakini korkutarak da olsa saygısını kazanır bu duruşuyla. Biz insanlar da omurgalılardanız. Bir kısmımız her ne kadar içgüdüsel kullanarak, sadece kavgalarda horozlanmak (!) için kullansak da, omurgalıyız işte. Halbuki omurgamızı fikirler...

Aynen çok haklı bir yorum
YanıtlaSilÇok çok haklısın abicim 👍
YanıtlaSilNe güzel yazı. Bende aynı fikirde yim. Teşekkürler emeğinize yüreğinize sağlık
YanıtlaSilAynen 👍
YanıtlaSil