Yanlış anlaşılmak istemediğimden, başında, bu yazımda hiç bir siyasi partiyi hedeflemediğimi belirteyim. Çünkü hepsini birden kast ediyorum. İktidara gelenlerin hepsi aynı şeyleri söylüyor. "Biz hizmetkarınız", "baraj yaptık", "yol yaptık" vs vs. Biz sizi zaten bunları yapın diye seçtik. Kendi zeka seviyelerini bizlerinkinden daha yüksekte görüyor olmalılar ki, bu ve bunun gibi safsatalarla bizleri uyutmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla bunlar marifetlerinizi ispat etme yolları değil. Bunların yapılabilmesi için parasını da vergi ödeyerek ben veriyorum zaten. Bunlarla gelmeyin. Bize nelerle gelin biliyor musunuz? Yaptığınız YOLLARla gelin. Bir satır sonra nasıl da çeliştim kendimle değil mi? Ülkede her yere ulaşılabilecek yollar var. Her iktidar değiştiğinde, gidenin yıktığı yollardan bahsediyorum. Sadece yıktıkları değil, yıkıp öylece bıraktıkları yollardan. Hani şu "kalpten kalbe" giden yollar. Halbuki bu yolları yıkmak o kadar zordur ki, sadece kişilerin kendilerinin gücü yeterdi bu yolları yıkmaya. Bu yollar o kadar sağlam ve güvenliydi ki, zamanında yedi düvele kapattık bu yolları. Onlara kullandırtmayıp, bu ülkeyi kurarken kamyon kamyon malzeme taşıdı atalarımız bu yollarda. Kamyonlarca güven, kamyonlarca sevgi, kamyonlarca fedakarlk... Daha sonra ne oldu? her gelen bir kasis yaptı bu yollara. Sanki birbirimize ulaşmamamız için kullanılmaz hale getirdiler kalplerimizi bağlayan bu yolları. bir metre ötedeki hemşehrime ulaşamadıktan sonra neyleyim yaptığınız kilometrelerce uzunluktaki duble yollarınızı.
Hakan Algan Resmi Web Sitesi
Bugün size çok sevdiğim bir komşumuzla aramızda geçen bir anımızı anlatacağım. Çoğunuzun bildiği gibi yaz aylarında Kütahya'nın kaplıca bölgelerinden birisi olan Yoncalıda kalıyorum. Çok tatlı komşularım var. Hele "Kötaaya şivesiynen gonuşuvesinle bi, nahanda onlaa dinleyiverisin aaşama gadaa" Doğal olarak ihtiyaçlar için zaman zaman Kütahya'ya gitmek gerekiyor. Yine ihtiyaçlarımızı almak için Kütahya'ya gitmek üzere evden çıktığım bir gün, hiç bir zaman benden dualarını esirgemeyen; Mürüvvet teyzem ve Hüsniye teyzem namaz saatleri dışında kalan zamanlarını değerlendirdikleri apartmanın kapısının önünde oturuyorlardı. Ayak üzeri biraz sohbet edip, hal hatır sorduktan sonra, arabaya doğru giderken, "Kütahya'dan istediğiniz bir şey var mı?" diye sordum. Hayatımda yediğim en lezzetli haşhaşlı gözlemenin ustası olan Hüsniye teyzem "a-ah olum. Sağ salim gidip gelive yeter" dedi. Mürüvvet teyzemse bana doğru burnunu kıvırarak; "sağol olum...

👏👏👏
YanıtlaSilÖzlemiştim teşekkürler. TORUNLARIMIZ yine borçlandı.
YanıtlaSil👏
YanıtlaSilHer yanımız can kesiği, yaftalanmışız... En baba Müslüman sizsiniz, en baba sosyal demokrat sizsiniz, en baba milliyetçi sizsiniz... Biz hayatın amekesi, elleri nasırlı kahrolası kaşık düşmanı biz. Millet olma şuurunun doruklarını şehit olarak Çanakkale de, Anafartalarda, Trablusgarpta, Sakarya da yaşayan neslin torunları olan biz. Ötekileştirilip berileştirilen aynı yaşam tarzında olan biz... Saygılarımla...
YanıtlaSil