...
Enteresan varlıklarız. Hayvanlara bkarsak;güçsüzleri av olarak seçip karınlarını doyururken diğerhayvanlar olaya karışma ihtiyacı duymaz. Bizde öyle mi? İşin içine duygular, zekâ, ego girince üzerimize vazife olmayan işlere burnumuzu sokarız. Müdahale ederken de kendimizce doğru olan yanlış kararlar verebiliyoruz.
işin içine duygular girince madur gözükeninya da güçsüzün yanında yer alırken, zekâ işe müdahale ederse menfaatimizin olduğu tarafta ya da güçlünün yanında yer alırız. Egoysa tam gözü kara ergen moduna sokar bizi.
Aslında olmamız gereken tek bir taraf yok mu?
Haklının yanı
Hakan Algan
Hiç düşündünüz mü, yeryüzünde kaç canlı var? Milyon? Milyar? Trilyon? Katrilyon? Çeşit, çeşit. Bazısı tek hücreli, bazısı kafadan bacaklı, bazısı ise etçil, otçul diye uzayıp gidiyor. Çoğu da birbirini biliyor. Denizin bilmem kaç metre altında yaşayan bir balık; karşısına çıktığında kendisini kabartarak atarlanan diğer deniz canlısına bulaşmaması gerektiğini biliyor. Neticede atarlı abimizin bir duruşu var ve bu duruş kendisine bir saygınlık sağlamış denizler aleminde. Karada ise gerek avını ürkütmek için, gerekse de kendisini saldırıya karşı savunabilmek için omurgasını kullanarak şeklini değiştirenler çıkıyor karşımıza. Omurgasını kullanarak hem kendisini koruyabilir, hem avını görüntüsüyle ürküterek daha kolay avlayabilir, en önemlisi de karşısındakini korkutarak da olsa saygısını kazanır bu duruşuyla. Biz insanlar da omurgalılardanız. Bir kısmımız her ne kadar içgüdüsel kullanarak, sadece kavgalarda horozlanmak (!) için kullansak da, omurgalıyız işte. Halbuki omurgamızı fikirler...

Ah o ego ahhh.insanlari mahveden duygu
YanıtlaSilVe çevresindekileri...
Sil🥺🥺🥺🥺
YanıtlaSil