...
ARALIK
En haz almadığım aylardan birisine geiiyotuz. Neden olduğunu da bilmiyorum. Sanırım isminden. Sanki birşeyleri yarım bırakmak gibi geliyor bana.Halbuki hiçbir şey yarım kalmamalı.Kapı gibi aralık bırakmamalı. Net olmalı. Ya açık, ya kapalı.
Çoğumuza çok basit gibi gelen bir oyun olan futbolda da öyle değil mi? Atağı sonlandırmazsan, topu alır gelirler. Sıkıntı yaşatırlar, atağı sonlandırmayana. Hayatta hiçbir şeyi aralık bırakmamalı.
Ya sonlandırmalı ya da devam etmeli...
Hakan ALGAN
Hiç düşündünüz mü, yeryüzünde kaç canlı var? Milyon? Milyar? Trilyon? Katrilyon? Çeşit, çeşit. Bazısı tek hücreli, bazısı kafadan bacaklı, bazısı ise etçil, otçul diye uzayıp gidiyor. Çoğu da birbirini biliyor. Denizin bilmem kaç metre altında yaşayan bir balık; karşısına çıktığında kendisini kabartarak atarlanan diğer deniz canlısına bulaşmaması gerektiğini biliyor. Neticede atarlı abimizin bir duruşu var ve bu duruş kendisine bir saygınlık sağlamış denizler aleminde. Karada ise gerek avını ürkütmek için, gerekse de kendisini saldırıya karşı savunabilmek için omurgasını kullanarak şeklini değiştirenler çıkıyor karşımıza. Omurgasını kullanarak hem kendisini koruyabilir, hem avını görüntüsüyle ürküterek daha kolay avlayabilir, en önemlisi de karşısındakini korkutarak da olsa saygısını kazanır bu duruşuyla. Biz insanlar da omurgalılardanız. Bir kısmımız her ne kadar içgüdüsel kullanarak, sadece kavgalarda horozlanmak (!) için kullansak da, omurgalıyız işte. Halbuki omurgamızı fikirler...

Yorumlar
Yorum Gönder