...
Ne de güzeldi küçükken,
Acıdığında bit yerimiz,
yanıbaşımızdaydı ilk yardımımız.
Nasıl olduğunu bilmezdik ama
Dinerdi acımız.
Öpünce anamız.
Ne de güzeldi küçükken,
ihtiyaç duyunca paraya,
Dibimizde dururdu kasamız.
Nereden geldiğini sormazdık ama,
Cebimize koyardı harçlığımızı babamız.
Ne de güzeldi küçükken,
Acıktığında karnımız,
Yanımızdaydı ekmekle salçamız.
Ne de güzeldi küçükken,
Düşünmeden kartopu oynardık
Hasta olur muyuz diye,
Şimdi düşünür olduk
Ne yaparsak geri gelir
Hor kullandığımız o yıllar...
Bugün size çok sevdiğim bir komşumuzla aramızda geçen bir anımızı anlatacağım. Çoğunuzun bildiği gibi yaz aylarında Kütahya'nın kaplıca bölgelerinden birisi olan Yoncalıda kalıyorum. Çok tatlı komşularım var. Hele "Kötaaya şivesiynen gonuşuvesinle bi, nahanda onlaa dinleyiverisin aaşama gadaa" Doğal olarak ihtiyaçlar için zaman zaman Kütahya'ya gitmek gerekiyor. Yine ihtiyaçlarımızı almak için Kütahya'ya gitmek üzere evden çıktığım bir gün, hiç bir zaman benden dualarını esirgemeyen; Mürüvvet teyzem ve Hüsniye teyzem namaz saatleri dışında kalan zamanlarını değerlendirdikleri apartmanın kapısının önünde oturuyorlardı. Ayak üzeri biraz sohbet edip, hal hatır sorduktan sonra, arabaya doğru giderken, "Kütahya'dan istediğiniz bir şey var mı?" diye sordum. Hayatımda yediğim en lezzetli haşhaşlı gözlemenin ustası olan Hüsniye teyzem "a-ah olum. Sağ salim gidip gelive yeter" dedi. Mürüvvet teyzemse bana doğru burnunu kıvırarak; "sağol olum...
💐💐💐💐💐💐💐
YanıtlaSilBiz büyüdük ve kirlendi dünya...
YanıtlaSil