...
Herkes resim yapamaz ya da şarkı söyleyemez. Yani yetenek isteyen işler olan, sanâtla veya futbolla dâ ilgilenemez. Hepsi yetenek gerektiren işlerdir. Bu örnekler böyle uzar gider. Yetenek gerektiren işleri nasıl herkesten yapmasını bekleyemezsek, empatı kurmasını da bekleyemeuiz. O da yetenek gerektirir. Ama en azından saygı gerektiren yerlerde de saygı beklemek hakkımız diye düşünüyorum. Yetenek de gerektirmiyor. Öyle değil mi? Saygı duyma yeteneği diye bir şey duyan olduğunu sanmıyorum.
Demekki saygı duymamanın tek bahanesi eğitimsizlik olabilir. Bunu da söyleyebilmek kolay değil. Bunu itiraf edebilme cesaretini gösterenden de saygı göstermesini beklemek, filin uçup uçmayacağını gözlemek gıbi bir şey.
Saygı hayatınızdan eksik olmasın...
Hakan Algan
Hiç düşündünüz mü, yeryüzünde kaç canlı var? Milyon? Milyar? Trilyon? Katrilyon? Çeşit, çeşit. Bazısı tek hücreli, bazısı kafadan bacaklı, bazısı ise etçil, otçul diye uzayıp gidiyor. Çoğu da birbirini biliyor. Denizin bilmem kaç metre altında yaşayan bir balık; karşısına çıktığında kendisini kabartarak atarlanan diğer deniz canlısına bulaşmaması gerektiğini biliyor. Neticede atarlı abimizin bir duruşu var ve bu duruş kendisine bir saygınlık sağlamış denizler aleminde. Karada ise gerek avını ürkütmek için, gerekse de kendisini saldırıya karşı savunabilmek için omurgasını kullanarak şeklini değiştirenler çıkıyor karşımıza. Omurgasını kullanarak hem kendisini koruyabilir, hem avını görüntüsüyle ürküterek daha kolay avlayabilir, en önemlisi de karşısındakini korkutarak da olsa saygısını kazanır bu duruşuyla. Biz insanlar da omurgalılardanız. Bir kısmımız her ne kadar içgüdüsel kullanarak, sadece kavgalarda horozlanmak (!) için kullansak da, omurgalıyız işte. Halbuki omurgamızı fikirler...

🙏❤️
YanıtlaSilÇok haklısın abicim 👍😊
YanıtlaSilSaygı hwrkezin hayatında olursa iletişim şahane olur. Sevgiler
YanıtlaSil