...
Pratik zekâlı insanları çok severim. Sorunları çözmek ıçin kolay yollar bulurlar. Zaten amaç sorun çözmekse ışi uzatmanın ne gereğı varki?
Bunun bir üstü uyanık insanlardır. Onları da severim. Kandırılması zor insanlardır. Herkes uyanık olabilse sanki dünya daha bır güzel olur.
Uyanıklarla karıştırdığımız bir tipleme daha vardır ki, Allah uzak tutsun. Onlar da kurnaz insanlardır. Bu tipleri de hiç sevmem. Aslında bu tiplerin bir kısmı zekiyken, bir kısmı da kendini zeki sanar. Hatta kendini zeki sananlara "cin olmadan adam çarpmaya çalışıyor", "tatlı su kurnazı" gibi adlar vermişiz. Zeki olanları da çok tehlikeli olabiliyor. zararın çoğu da bu insanlardan kaynaklanıyor. Yani övünülecek bir şey de değil.
O yüzden de Allah hiçbir zaman, hiçbirinizi kurnazlarla karşılaştırmasın
Hakan Algan
Hiç düşündünüz mü, yeryüzünde kaç canlı var? Milyon? Milyar? Trilyon? Katrilyon? Çeşit, çeşit. Bazısı tek hücreli, bazısı kafadan bacaklı, bazısı ise etçil, otçul diye uzayıp gidiyor. Çoğu da birbirini biliyor. Denizin bilmem kaç metre altında yaşayan bir balık; karşısına çıktığında kendisini kabartarak atarlanan diğer deniz canlısına bulaşmaması gerektiğini biliyor. Neticede atarlı abimizin bir duruşu var ve bu duruş kendisine bir saygınlık sağlamış denizler aleminde. Karada ise gerek avını ürkütmek için, gerekse de kendisini saldırıya karşı savunabilmek için omurgasını kullanarak şeklini değiştirenler çıkıyor karşımıza. Omurgasını kullanarak hem kendisini koruyabilir, hem avını görüntüsüyle ürküterek daha kolay avlayabilir, en önemlisi de karşısındakini korkutarak da olsa saygısını kazanır bu duruşuyla. Biz insanlar da omurgalılardanız. Bir kısmımız her ne kadar içgüdüsel kullanarak, sadece kavgalarda horozlanmak (!) için kullansak da, omurgalıyız işte. Halbuki omurgamızı fikirler...

Rabbim kötü insanlardan korusu
YanıtlaSilÇok doğru. Kurnazlarin şerrinden korusun Allah
YanıtlaSil