Ana içeriğe atla

YENİ YIL

 



...

Arkadaşlar bu seferki yazımız belki içinizdeki bazı arkadaşları rahatsız edecektir ama bunlar gerçekler ve yazmadan geçemeyeceğim.

Devletin değil, şahısların dini olduğundan ve bizde miladi takvim kullandığımız için o arkadaşların da benim gibi bu düşüncelerime hoş görüyle yaklaşacağına eminim. Zaten bunun da dinle alakası yok.

Her yeni başlangıç yeni bir umuttur. Yeni bir yıla başlamak gibi. Bunu da sevinçle karşılamak en doğal insani harekettir.

Başķa konulaŕla karıştirıp, çarpıtmaya gerek var mı? Kutlanan da dinimizın de tanıďığı Hz İsa peygamberin doğumu değil, yeni bir başlangıç zaten. Yeni ümitlerin yoğun olarak yaşandığı bu günü, insanların ümitlerini yıkarak geçirmeyi ďe kimsenin isteyeceğini sanmıyorum.

Bırakmalı da insanlar hiç olmazsa hayallerinďe isteğini yaşasın...


Hakan Algan

Yorumlar

  1. 2022 yılı sağlık ve mutluluk getirmesini dilerim.

    YanıtlaSil
  2. Saglık huzur dolu bir yıl dilerim

    YanıtlaSil
  3. İyi yıllarımız olsun,kötülüklerden ve kötülerden arınmış olarak girelim yeni yılımıza❤️❤️❤️

    YanıtlaSil
  4. Gelen yeni yıl huzur sağlık maddi manevi güç ve huzur getirsin yeni yilimiz kutlu mutlu olsunn 🙏💐💐💐

    YanıtlaSil
  5. Canım sağlıklı mutlu huzurlu bir yıl olsun hepimize. Dünyaya barışın geldiği iyiliklerin çoğaldığı kötülüklerin yok olduğu günler gelsin 🌹🌹🌹🌹❤️❤️❤️

    YanıtlaSil
  6. Yeni yıl eski Türklerde günün geceden uzun olduğu günler başladığında kutlanan bir coşku... Ayaz Ata ren geyikleri ile diyardan diyara gezen ve yanında kar kız rivayete göre toruna Bir efsane... Dolayısıyla zaten kültürümüzde var olan bir şey... Hakanımın ve Hakan'a sevdalı olan bütün yüreklerin yeni yılın kutlu olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam olsun kutlu ülküye .. Selam olsun siz değerli arkadaşımıza. İsminiz görünmüyor ama ben Elif. Düşüncelerime tercüman olmuşsunuz teşekkür ederim.

      Sil
    2. Selamlar Elif hanım bir kere bayrak misali dalgalanma aşkı işledi deli yüreğe, çok şükür başımızı öne eğdirmedi bu dava. Yalnız Allah'a eğildik, milletimizi sevdik menfaatlerimize eğilmedik. İsmim Hüseyin Tan görüşelim inşallah... Çok memnun oldum

      Sil
  7. Yeni yil güzelliklerle gelsin Hakan`cım.

    YanıtlaSil
  8. Keşke, yeni yılda, biraz daha İNSANLIK...
    dilemeseydim keşke . Hakan Bey, yorumlarınız okudukça güzelleşiyor.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

YARIM ELMA GÖNÜL ALMA

Bugün size çok sevdiğim bir komşumuzla aramızda geçen bir anımızı anlatacağım. Çoğunuzun bildiği gibi yaz aylarında Kütahya'nın kaplıca bölgelerinden birisi olan Yoncalıda kalıyorum. Çok tatlı komşularım var. Hele "Kötaaya şivesiynen gonuşuvesinle bi, nahanda onlaa dinleyiverisin aaşama gadaa" Doğal olarak ihtiyaçlar için zaman zaman Kütahya'ya gitmek gerekiyor. Yine ihtiyaçlarımızı almak için Kütahya'ya gitmek üzere evden çıktığım bir gün, hiç bir zaman benden dualarını esirgemeyen; Mürüvvet teyzem ve Hüsniye teyzem namaz saatleri dışında kalan zamanlarını değerlendirdikleri apartmanın kapısının önünde oturuyorlardı. Ayak üzeri biraz sohbet edip, hal hatır sorduktan sonra, arabaya doğru giderken, "Kütahya'dan istediğiniz bir şey var mı?" diye sordum. Hayatımda yediğim en lezzetli haşhaşlı gözlemenin ustası olan Hüsniye teyzem "a-ah olum. Sağ salim gidip gelive yeter" dedi. Mürüvvet teyzemse bana doğru burnunu kıvırarak; "sağol olum...

SARIŞIN-ESMER

  Nasıl çeşit çeşit yaratılmışız değil mi? Esmer var, sarışın var, siyahi var, çekik gözlü var. Bir çoğumuza aradaki farkı görebildiğimiz için olağan geliyor. Renkli gözler de yakışmış diye yorumlar bile yapıyoruz. Hatta marifetmiş gibi insanları da görebildiğimiz bu dış özelliklerine göre sınıflandırıyoruz. Haĺ böyle olunca görmediğimiz için anlamak istemediğimiz diğer farklılıklarımızı iyiki de anĺamak istemiyoruz demekten kendimi alamıyorum. Çünkü en yakınlarımız bile bu farklılıklarımızı sarışın ya da esmer olmamız kadar doğal karşılayamıyor. Belki içinizde bu yazdıklarıma hak verecek ama kendisiyle yüzleşme cesareti olmadığı içın "boşveeeer" diyenler çıkacak. Bana sorarsanız boşverilmeyecek kadar önemliçünkü telâfisi güç zararlar açabilir. Hani bazen karşımızdakine deriz ya; "bundan bu kadar etkilenecek ne var" diye. Ya da "sende bu kadar hassas olmayıver", diyoruz. Nedense bunların da sarışın ya da esmer olmak gibi yaradılış özelliği olduğunu ve deği...

MESLEK

Çocuklara büyüyünce ne olmak istediklerini sorduğumuzda ilk sıralardaki meslekler doktor, öğretmen, mühendis, polis, mimar, asker gibi mesleklerdir genelde. Bu mesleklere yönelmelerinin sebebi de çoğunlukla ebeveynleridir. Bazısı ısrarcı oldukları mesleğin daha iyi bir gelecek sağlayacağına inanır, bazısı da olmak isteyip de olamadıkları mesleği çocuklarının yapmasını istediklerinden ısrar ederler. Bu ısrarın dozunu bazen o kadar kaçırırlar ki, çocuk dünyanın en önemli mesleğini, ebeveynlerinin kendisini yönlendirdiği bu meslek olarak görür. Hatta çocukluğundan beri hedeflediği bu mesleğe ulaştıktan sonra bile bu düşüncesini devam ettirip, diğer meslek sahiplerini hor görebilecek hale gelir. Herkes için kendi işi çok önemlidir ama sadece bu kadar. Çünkü bu dünyada hep beraber, ortak bir yaşam sürdüğümüzü unutmamalı, gözümüzün dönüp kendimizi diğerlerinden üstün görmemize neden olmasına izin vermemeliyiz. Yani meslek grubuyla değil, tamamen karakterle ilgili bir durum. Çocukluğundan...