Ana içeriğe atla

KESKİN KILIÇ

 






...

Dünyanın en tehlikeli mesleği sizce ne?

Polislik mı, askerlik mi, itfaiye mi vs vs mi? Elbette hepsi birbirinden zor ama sanki tehlikelere karşı kendisini savunacak bir silahının ılmadığı, tehlikenin de nereden geleceğini tahmin edemeyeceği mesleğin daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

Hal böyle olunca da aklıma gelen lk meslek gazetecilik gibi geliyor. Geçmişdeki ve günümüzdehi haberlere de bakınca sanki doğrulanıyorum gibi geliyor bana.

Elindeki tek silahı kalemi. Kılıçtan keskin olduğunu iddia ediyorlar ama bu sanki avuntu gibi. O yazıları anlayanlar için kılıçtan keskin bir silah gibidir o kelimeler. Anlamayana karşı ise kuru sıkı tabancadan farkı yoktur. 

Kuru sıkı tabancayı çeker ama karşısındakinde gerçek silah vardır. Sonuç malûm...

Öldürülerek hayatını kaybeden tüm basın şehitlerine Allah'tan rahmet, darp edilenlere de geçmiş olsun dileklerimi sunarım.


Hakan Algan

Yorumlar

  1. Çok doğru. Doğru haber yaparak bizleri bilgilendiren gazetecilerimize minnet duyuyorum. Hepsini Rabb'im korusun. Uğur Mumcu geri gelmiyor. Apdi İpekçi geri gelmiyor. İyiki varlar

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

DUVAR En yararlı, bir o kadar da zaŕarlıdır duvar örmek. O nasıl oluyor diyenleri duyar gibiyim. Kullanıma bağlı. Duvarı nereye ördün? Ne kadar ördün vs, vs. Gizlenmek için mi, örtünmek için mi ördün? Sana zarar verecek doza göre, seni görmemesini mi, yoksa ulaşıp da zarar vermemesini mi istiyorsun? Önce buna karar verip ona göre örmeli duvarı. çok güçlüyse o duvarı aşamamalı.Bana bulaşmasın, geçsin gitsin diyorsan sağlamlığı önemlı değil. Görmesin yeter. Önemli olan doğru tehlikeyi tesbit edersen ona göre duvar örmek. İşte o zaman yararlı olur.

ENERJİ VAMPİRLERİ

  ... Adı ürkütücü değil mi? Aslında vampirler kadar olmasa da bunlar da korunmazsak az zarar vermez bize. Canlı ya da cansız her şeyin arasında bir enerji alış verişi olduğu zaten ıspatlanmış. İnsanlar arasında da bu alış veriş vardır. Siz de fark etmişsinizdir. Bazılarının yanında kendimizi çok mutlu hissederiz ve hemen "Ne kadar pozitif birisi" derız. Hatta fırsatını buldukça O'nu görmek isteriz. Bunun tam tersi, aynı ortamda bulunduğumuzda, neredeyse yaşama sevincimizin bile tükendiğini hissettiğimiz insanlar vardır. Onların enerji kaynağı diğer insanlardır. Gerek konuşmalarıyla, gerek tavırlarıyla sizdeki enerjiyi tüketir, kendileriyse sanki depoyu fullemiş gibi kalkar masadan. Artık tükenmiş gibi hissedersiniz kendinizi. Bunlar en yakınlarınız bile olabilir. Çoğu farkında bile olmadan yapar bunu. Çünkü kendisini bu şekilde iyi hisseder. Bu insanlar kanınızı emip öldürmez ama, enerjinizi emip, tüketir. Tercih meselesi ama bana sorarsanız; "sana doyum olmaz, ben ...

BAKIŞ AÇISI

  Akşama kadar ne çok şeye şahit oluyoruz gözlerimizle. Hepsini de gördüğümüzü sanıyoruz ama onun arkasında ya da yanında duranları da görüyor muyuz? Belki de göremediğimizden kahraman sandıklarımız kâbusumuz, kâbusumuz sandıklarımız da aslında kahramanımız ama biz farkında değiliz. Bunu fark edebilmemiz için sanki arkasına bakıp da değerlendirmemiz gerekmiyor mu? Ya da açımızı değıştirip, yanĺarına da bakmamız. Ne çok şey saklanabiliyor oralara. O yüzden karşılaştıklarımızın sağına, soluna, arkasına bakıp, sadece ön cephesinde gördüklerimizle değerlendirmesek daha sağlıklı değerlendirebiliriz sanki. Böylece kahramanımızı da, kâbusumuzu da ayırt edebiliriz. Sadece bakarken boynumuzu hafifçe sağa, sola eğmemiz ve arkasına dolaşıp bakmamız yeterli. Hakan ALGAN Resmi internet sitesi