Ana içeriğe atla

SANA KIRMIZI HİÇ YAKIŞMIYOR

Bir yılı geçtik. Bunaldık. Fakirleştik. Öldük. Hepsini bir yılda kendi kendimize yaptık. Bazılarımıza göre tek sorumlusu devleti temsil eden hükümetin politikaları. Diğer devletler vatandaşına bizimkilerden daha çok yardımcı oldu diye düşünebilir. Kısmen haklı da olabilirler. Ama unutmamak gerekir ki; her ana baba çocuğuna imkânları ölçüsünde harçlık verir. Bizim devlet babamız da paraları yemiş ve bu kadar para kalmış. Bununla ilgili tepkiyi daha önce göstermek gerekirdi. Konunun bu kısmını uzatmadan kendi yaptıklarımıza bakalım. Üzerimize düşeni yaptık mı acaba. Bütün dünya bir yılı aşkın bir zamandır toplam üç saniye süren bir tedbir çığlığı atıyor ama halâ anlamamak için direniyoruz. MASKE, MESAFE, HİJYEN. Uyacağımız sadece bu kural. Ama maske takmamayı kolluk kuvvetlerine saygısızlık olarak görüyoruz ki, onları görür görmez hemen maskemizi cebimizden çıkarıp, burnumuza çekiyoruz. Mesafe konusunda ikaz edildiğimizde; Sanki millet tanımadıklarıyla sarmaş dolaş geziyormuş gibi, "ama o benim arkadaşım" diyoruz. Hijyene de hiç girmeyelim ki, bu işin detayları ürkütücü olabilir. Bunlara dikkat etseydik yemyeşil yurdumuzu kırmızıya boyamış olmazdık. Bunlara dikkat etseydik, o zaman hükümetin yapmadıklarını sert bir şekilde eleştirme hakkını kendimizde bulabilirdik. Ben burada hükümetin yaptıklarını savunmuyor, sadece hasret kaldığımız adilane bakışla bir de kendi yaptıklaŕımızı görelim istiyorum. Ülkeyi kırmızıya boyarken, hükümet boyalaŕı ve fırçayı verdi. Halk olarak bizim yaptığımızsa işçilikti. Anlayana maske, mesafe yaz, anlamayanı entübe etsén az Hakan Algan Resmi Web Sitesi

Yorumlar

  1. 🥺🙏🙏🙏💐💐💐

    YanıtlaSil
  2. Ne yaparsın ki, seviyemiz bu. Bunca uyarılara rağmen lebaleb toplantılar, düğünler, eğlenceler .. Ne olmasını bekliyorduk ki?

    YanıtlaSil
  3. Canım harika bir yazı olmuş yine. Söylediğin gibi çok haklısın. Memleketi parsel parsel satarken kimsenin sesi çıkmadı. Sıcak para bollugundan kimse anlamadı. Biz anladık ama anlatamadık. Herşeyi hakettik.

    YanıtlaSil
  4. Çok tatlı bir yazı..
    Güzel yurduma bu yakışıyor demekki, her Toplum kendi istediği rejimle yönetilir...
    Aptallar çoğunlukta olunca, diğerlerine ÇOK İŞ DÜŞÜYOR.
    YAŞAMINIZDA BAŞARILAR.

    YanıtlaSil
  5. Maskeyi taşır cepte
    Kolonyası durur WC de
    Akşama düğünleri var
    Koyamaz hiç mesafe... Bilin bakalım bu kimdir?

    YanıtlaSil
  6. Canım mı desem, bir tanem mi desem, Hakanım Alınganım mı desem, çok tatlı gıymatlı bir yazı olmuş mu desem. Abi yazının da tatlısını da gördük ya covit olsam gam yemem. Yazılarını özlemle takip ediyordum hayatım, bundan böyle takipçilerini de takip ediyorum:))) gerisini sen düşün!!!

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

SARIŞIN-ESMER

  Nasıl çeşit çeşit yaratılmışız değil mi? Esmer var, sarışın var, siyahi var, çekik gözlü var. Bir çoğumuza aradaki farkı görebildiğimiz için olağan geliyor. Renkli gözler de yakışmış diye yorumlar bile yapıyoruz. Hatta marifetmiş gibi insanları da görebildiğimiz bu dış özelliklerine göre sınıflandırıyoruz. Haĺ böyle olunca görmediğimiz için anlamak istemediğimiz diğer farklılıklarımızı iyiki de anĺamak istemiyoruz demekten kendimi alamıyorum. Çünkü en yakınlarımız bile bu farklılıklarımızı sarışın ya da esmer olmamız kadar doğal karşılayamıyor. Belki içinizde bu yazdıklarıma hak verecek ama kendisiyle yüzleşme cesareti olmadığı içın "boşveeeer" diyenler çıkacak. Bana sorarsanız boşverilmeyecek kadar önemliçünkü telâfisi güç zararlar açabilir. Hani bazen karşımızdakine deriz ya; "bundan bu kadar etkilenecek ne var" diye. Ya da "sende bu kadar hassas olmayıver", diyoruz. Nedense bunların da sarışın ya da esmer olmak gibi yaradılış özelliği olduğunu ve deği...

MESLEK

Çocuklara büyüyünce ne olmak istediklerini sorduğumuzda ilk sıralardaki meslekler doktor, öğretmen, mühendis, polis, mimar, asker gibi mesleklerdir genelde. Bu mesleklere yönelmelerinin sebebi de çoğunlukla ebeveynleridir. Bazısı ısrarcı oldukları mesleğin daha iyi bir gelecek sağlayacağına inanır, bazısı da olmak isteyip de olamadıkları mesleği çocuklarının yapmasını istediklerinden ısrar ederler. Bu ısrarın dozunu bazen o kadar kaçırırlar ki, çocuk dünyanın en önemli mesleğini, ebeveynlerinin kendisini yönlendirdiği bu meslek olarak görür. Hatta çocukluğundan beri hedeflediği bu mesleğe ulaştıktan sonra bile bu düşüncesini devam ettirip, diğer meslek sahiplerini hor görebilecek hale gelir. Herkes için kendi işi çok önemlidir ama sadece bu kadar. Çünkü bu dünyada hep beraber, ortak bir yaşam sürdüğümüzü unutmamalı, gözümüzün dönüp kendimizi diğerlerinden üstün görmemize neden olmasına izin vermemeliyiz. Yani meslek grubuyla değil, tamamen karakterle ilgili bir durum. Çocukluğundan...

ÇÜRÜK BASAMAK

Düşünsenize, şu anda harika manzarası olan, ahşap, dublex bir evin verandasındasınız. Kahvenizi yudumlarken seyrettiğiniz manzara artık yeterli gelmemeye başlıyor ve üst kattan manzaranın daha güzel olduğunu ve oraya çıkmanız gerektiğini düşünüp, merdivenlere yöneliyorsunuz. Elinize aldığınız kahve fincanınızla ahşap merdivenleri çıkmaya başlıyorsunuz. Tam merdivenin ortalarına geldiğinizde, ahşapı artık çürümüş olan basamağa adımınızı attığınızda basamak kırılıyor. Kahvenizin döküldüğü yetmiyormuş gibi, ayağınız da inciniyor. Biraz toparlandıktan sonra basamakları çıkmaya devam ediyorsunuz. Hedefiniz üst kata çıkmak. Sonra basamakları çıkarken daha dikkatli olduğunuzu fark ediyorsunuz. Adımlarınızı daha temkinli atıyorsunuz. Çünkü ilk kazada hem ayağınızı incittiniz hem de kahvenizi kaybettiniz. Aynı sorunları tekrar yaşamak istemiyor, yine de yolunuzdan dönmeyip, üst kata ulaşıp, daha güzel gözüken manzarayı seyrediyorsunuz. Aynı hayatımızda, basamakları çıkarken karşımıza gelen ç...