Ana içeriğe atla

KORONADAN MESAJ VAR

Neredeyse hepimizin ortak düşüncesi olan, "2020 kabus gibi geçti" düşüncesi karşısnda, aslen Çinli olduğu iddia edilen, 19. kuşaktan Cavit Koronanın ne düşündüğünü merak ettik hep. Bunu öğrenmek içinde aylardır sessizliğini koruyan koronaya mikrofonu uzattık. İşte Koronanın 2020 ylı değerlendirmesi; "Aslında 2019 doğumlu olmama rağmen bir çoğunuz beni 2020 ylında tanıdınız. Böyle bir dünya seyahatine çıkmak için de çok geç kaldığımı düşünüyorum. Çok daha önce dedelerim bu seyahati gerçekleştirseydi, faturası bu kadar ağr olmayabilirdi. Bazı şeylerin önemini daha önce anlayabilirdiniz. Hep bana soruyorlar neden sadece insanlara bulaşıyorsun diye. Düşünsenize sadece karnını doyurmak için ve ya kendini tehlikede hissettiğinde, başka bir canlıya zarar veren birine neden bulaşayım? Benim derdim her şeyin kıymetini unutmaya başlayan insanlara hayatın güzelliklerini hatırlatmak. Bir çoğunuzun sandığı gibi sizleri öldürmeye çalışmıyorum. Ben olmasaydm, Arkadaşlarnızla bir yerlerde kahve içip, sohbet etmenin ne kadar önemli olduğunu, Bir anneanne veya dedeyle, torunun birlikte parka gidebilmesinin gururunu, Ağzınız burnunuz açıkken, ciğerlerinizi doldurduğunuz temiz havanın kıymetini, Düğünlerde bir araya gelip, oynamanın ne kadar eğlenceli olduğunu, Ailenizle ayda bir de olsa bir lokantada yemek yemenin mutluluğunu, Hiç tanımadıklarınızla, sırf aynı takımın taraftarı olduğunuz için tribünde sarmaş dolaş olmanın keyfini, Bayramda ziyaretinize gelen akrabalarınıza sarılıp, hasret gidermenin, Kahvede okey attğınızda, masadaki arkadaşlarınızla şakalaşdıktan sonra yudumladığınız çayın tadını unutan insanlara bunları hatırlatmak. Dünyaya oksijen sağladığı halde katlettiğiniz ormanların aslında akciğerleriniz olduğunu anlamanıza, Onları seyretmenin bile verdiği huzura, Avlanmak adı altında katlettiklerinizin de canlı oladuğunu fark etmenize, Kirlettiğiniz sulara, ölen balıklar kadar sizin de ihtiyaç duyduğunuza, Kirlettiğiniz havada uçarken öldürdüğünüz kuşlar kadar, sizin de nefes almak için ihtiyacınız olduğuna dikkatinizi çekmek için uğraştım, koca bir yıl boyunca. "O zaman neden insanları öldürdün" diyorlar. Hayattayken sevdiklerinizin kıymetini bilin, onları arayıp, sorun, yalnız bırakmamayın, sağlıklıyken hatrlayın diye..." İşte Cavit Korona`nın kendisi hakkındaki suçlamalara cevabı böyle. Hakan Algan Resmi Web Sitesi

Yorumlar

  1. Çok güzel yüreğine sağlık kardeşim

    YanıtlaSil
  2. Kalemine sağlık çok doğru yazdıkların ama yinede ben o cavit coronayı bi yakalarsaam😂😂😂

    YanıtlaSil
  3. 🙏🙏👏çok güzel bir tespit, ders alarak aydınlanarak okudum,kaleminize yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel bir yazı.Yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
  5. Yüreğinize sağlık👏👏👏

    YanıtlaSil
  6. Dünyanın geldiği hali bize hatırlattığın için teşekkürler. kalemine sağlık

    YanıtlaSil
  7. Herzaman ki gibi farklı bir bakış açısı ile konuya farklılık getirmissin abi . teşekkür ediyorum bizlerede bu açıdan baktırdıhon için

    YanıtlaSil
  8. 👍👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻süper

    YanıtlaSil
  9. Çok güzel kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  10. Harika bir makale Hakan abi, eline sağlık

    YanıtlaSil
  11. Anlaşılır, espirili güzel yorumun, kaleminin gücü..Kutlarım kardeşim.

    YanıtlaSil
  12. harikaaa bir yazi olmus Hakan ellerine saglikk♥️

    YanıtlaSil
  13. Harika...ellerine sağlık

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

10 KASIM

  ... KONUŞULMUYOR Konuşulmuyor Denize döktüğün düşmañ Kovaladığın kargalar kadar. Sünnet diyorlar entariye, Deve yerine cipĺe gezenler. Düşünmek bile istemiyor Kurduğun kurumlardakı makamda oturanlar, En çok da kul hakkından bahseden bunlar. Dinini öğrensin diye tercüme ettirdiğin Kuran, En kıymetli kitap, dolabimızda duran. Okuyan yok ama, herkes alim evinde bulunduran Nohutun tadı kalmadı sensiz kaldıķtan sonra, Zaten rakıyı da keyiften değil, kahırdan içer olduk.  Mezeler ithal olunca. Olsun be Atam, Bu ülkeye yeter İzinde koşan bir avuç insan kalsa eğer. Hakan Algan 

ÇÜRÜK BASAMAK

Düşünsenize, şu anda harika manzarası olan, ahşap, dublex bir evin verandasındasınız. Kahvenizi yudumlarken seyrettiğiniz manzara artık yeterli gelmemeye başlıyor ve üst kattan manzaranın daha güzel olduğunu ve oraya çıkmanız gerektiğini düşünüp, merdivenlere yöneliyorsunuz. Elinize aldığınız kahve fincanınızla ahşap merdivenleri çıkmaya başlıyorsunuz. Tam merdivenin ortalarına geldiğinizde, ahşapı artık çürümüş olan basamağa adımınızı attığınızda basamak kırılıyor. Kahvenizin döküldüğü yetmiyormuş gibi, ayağınız da inciniyor. Biraz toparlandıktan sonra basamakları çıkmaya devam ediyorsunuz. Hedefiniz üst kata çıkmak. Sonra basamakları çıkarken daha dikkatli olduğunuzu fark ediyorsunuz. Adımlarınızı daha temkinli atıyorsunuz. Çünkü ilk kazada hem ayağınızı incittiniz hem de kahvenizi kaybettiniz. Aynı sorunları tekrar yaşamak istemiyor, yine de yolunuzdan dönmeyip, üst kata ulaşıp, daha güzel gözüken manzarayı seyrediyorsunuz. Aynı hayatımızda, basamakları çıkarken karşımıza gelen ç...

SARIŞIN-ESMER

  Nasıl çeşit çeşit yaratılmışız değil mi? Esmer var, sarışın var, siyahi var, çekik gözlü var. Bir çoğumuza aradaki farkı görebildiğimiz için olağan geliyor. Renkli gözler de yakışmış diye yorumlar bile yapıyoruz. Hatta marifetmiş gibi insanları da görebildiğimiz bu dış özelliklerine göre sınıflandırıyoruz. Haĺ böyle olunca görmediğimiz için anlamak istemediğimiz diğer farklılıklarımızı iyiki de anĺamak istemiyoruz demekten kendimi alamıyorum. Çünkü en yakınlarımız bile bu farklılıklarımızı sarışın ya da esmer olmamız kadar doğal karşılayamıyor. Belki içinizde bu yazdıklarıma hak verecek ama kendisiyle yüzleşme cesareti olmadığı içın "boşveeeer" diyenler çıkacak. Bana sorarsanız boşverilmeyecek kadar önemliçünkü telâfisi güç zararlar açabilir. Hani bazen karşımızdakine deriz ya; "bundan bu kadar etkilenecek ne var" diye. Ya da "sende bu kadar hassas olmayıver", diyoruz. Nedense bunların da sarışın ya da esmer olmak gibi yaradılış özelliği olduğunu ve deği...