Ana içeriğe atla

1/168

 




...

Kendinize ayırdığınız zamân ne kadar? Öyle alış verış için falân değil. Bir çay ıçimlık. Bir nefes alımlıķ. Aşağı yukarı haftanın 1/168'i kadar bir zamandan bahsediyorum. Bir haftada olan 168 saatten sadece birini kendinize ayırın. Bunu da periyodik olaraķ her hafta yapın. En çok mutlu hissettiğiniz bir yerde kendiniz içın geçireceğiniz bir saat. Belki bir çay bahçesinde, belki deniz kenaŕında, belki de bir kafeteryada telefonu da kapatıp, tek başınıza oturup vakit geçirin.

Bu aile fertlerinize de iyi gelecektir. Düşünsenize; dinlenmiş bir zihinle çoķ daba sakin karşılayacaksınızdır, şayet bir sorun varsa.


Hakan Algan 

Yorumlar

  1. Bu hayat şartlarında nasıl dinlenir bu kafalar 🥺🥺🥺

    YanıtlaSil
  2. Çok haklısın canım. Bazen çok az yapabiliyoruz. Senede üç dört kez yapardık Belekte. Mekânı cennet olsun anneciğinle😢😢😢😢😢❤️❤️❤️❤️❤️

    YanıtlaSil
  3. Emekliyim ,kendime bir günde 4-5 saat bile ayırabiliyorum amatör olarak birçok dalla ilgileniyorum, çizim yapıyorum kitap okuyabiliyorum bizim kütüphaneden internette kitap okuyanları izliyorum ve kendi koromuzun üyeleri ile çeşitli konularda haberleşiyorum. Enflasyon dışında pek bir düşüncem yok.
    GELECEĞE SAĞLAM KAFA İLE ÇIKMAYI DÜŞÜNÜYORUM.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

DUVAR En yararlı, bir o kadar da zaŕarlıdır duvar örmek. O nasıl oluyor diyenleri duyar gibiyim. Kullanıma bağlı. Duvarı nereye ördün? Ne kadar ördün vs, vs. Gizlenmek için mi, örtünmek için mi ördün? Sana zarar verecek doza göre, seni görmemesini mi, yoksa ulaşıp da zarar vermemesini mi istiyorsun? Önce buna karar verip ona göre örmeli duvarı. çok güçlüyse o duvarı aşamamalı.Bana bulaşmasın, geçsin gitsin diyorsan sağlamlığı önemlı değil. Görmesin yeter. Önemli olan doğru tehlikeyi tesbit edersen ona göre duvar örmek. İşte o zaman yararlı olur.

ENERJİ VAMPİRLERİ

  ... Adı ürkütücü değil mi? Aslında vampirler kadar olmasa da bunlar da korunmazsak az zarar vermez bize. Canlı ya da cansız her şeyin arasında bir enerji alış verişi olduğu zaten ıspatlanmış. İnsanlar arasında da bu alış veriş vardır. Siz de fark etmişsinizdir. Bazılarının yanında kendimizi çok mutlu hissederiz ve hemen "Ne kadar pozitif birisi" derız. Hatta fırsatını buldukça O'nu görmek isteriz. Bunun tam tersi, aynı ortamda bulunduğumuzda, neredeyse yaşama sevincimizin bile tükendiğini hissettiğimiz insanlar vardır. Onların enerji kaynağı diğer insanlardır. Gerek konuşmalarıyla, gerek tavırlarıyla sizdeki enerjiyi tüketir, kendileriyse sanki depoyu fullemiş gibi kalkar masadan. Artık tükenmiş gibi hissedersiniz kendinizi. Bunlar en yakınlarınız bile olabilir. Çoğu farkında bile olmadan yapar bunu. Çünkü kendisini bu şekilde iyi hisseder. Bu insanlar kanınızı emip öldürmez ama, enerjinizi emip, tüketir. Tercih meselesi ama bana sorarsanız; "sana doyum olmaz, ben ...

BAKIŞ AÇISI

  Akşama kadar ne çok şeye şahit oluyoruz gözlerimizle. Hepsini de gördüğümüzü sanıyoruz ama onun arkasında ya da yanında duranları da görüyor muyuz? Belki de göremediğimizden kahraman sandıklarımız kâbusumuz, kâbusumuz sandıklarımız da aslında kahramanımız ama biz farkında değiliz. Bunu fark edebilmemiz için sanki arkasına bakıp da değerlendirmemiz gerekmiyor mu? Ya da açımızı değıştirip, yanĺarına da bakmamız. Ne çok şey saklanabiliyor oralara. O yüzden karşılaştıklarımızın sağına, soluna, arkasına bakıp, sadece ön cephesinde gördüklerimizle değerlendirmesek daha sağlıklı değerlendirebiliriz sanki. Böylece kahramanımızı da, kâbusumuzu da ayırt edebiliriz. Sadece bakarken boynumuzu hafifçe sağa, sola eğmemiz ve arkasına dolaşıp bakmamız yeterli. Hakan ALGAN Resmi internet sitesi