Ana içeriğe atla

GEBE

 




Hani deriz ya;"Allah kimseye muhtaç etmesin" diye, aslında hayat boyu edilebilecek olan en önemli duadır. Özellikle egosunu yenememiş olanlarda vardır; İhtiyaç duyana yardım edince kendisine "gebe kaldığı" düşüncesi. Bu da yardım gören kişiyi öyle bir konuma sokar ki; "Hiç yapmasaydın, daha iyiydi" dedirtir. Halbuki; bu yardımı yapan, yaptığını iyilik olarak görüyorsa, karşılık beklemeden yapılana iyilik denir. Anlamını bile bilmiyor demekki deriz böylelerine. Kendisine "gebe kalma" düşüncesi bile bütün yapılanı alır, götürür. "İyilik" gören, çok da kolaylıkla "nankör" damgası bile yiyebilir. Çünkü "iyilik" yapanın düşüncesine göre, O her şeyi yapma hakkına sahiptir O'na artık. Çünkü "iyilik" yapmıştır"İyilik" yapılan kişi hiçbir şey söyleme hakkına sahip değildir çünkü "gebe" kalmıştır bir kere. "İyilik" yapansa her şeyi söylemeyi ya da yapabilmeyi kendisinde hak görür.  İşte bu yüzden , Allah kimseye muhtaç etmesin.

İlla gebe kalacaksanız da kişiyi iyi  seçin. Meselâ ...anne


Hakan Algan

Yorumlar

  1. Canım benim anneler herşeyi karşılıksız sevgiyle yapar. Yeterki evladım mutlu olsun der. Yine beni çok duygulandırdın. Öpüyorum güzel gözlerinden

    YanıtlaSil
  2. Harika bir yazı, tebrik ediyorum seni sayın yazarım 👏👏

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

DUVAR En yararlı, bir o kadar da zaŕarlıdır duvar örmek. O nasıl oluyor diyenleri duyar gibiyim. Kullanıma bağlı. Duvarı nereye ördün? Ne kadar ördün vs, vs. Gizlenmek için mi, örtünmek için mi ördün? Sana zarar verecek doza göre, seni görmemesini mi, yoksa ulaşıp da zarar vermemesini mi istiyorsun? Önce buna karar verip ona göre örmeli duvarı. çok güçlüyse o duvarı aşamamalı.Bana bulaşmasın, geçsin gitsin diyorsan sağlamlığı önemlı değil. Görmesin yeter. Önemli olan doğru tehlikeyi tesbit edersen ona göre duvar örmek. İşte o zaman yararlı olur.

ENERJİ VAMPİRLERİ

  ... Adı ürkütücü değil mi? Aslında vampirler kadar olmasa da bunlar da korunmazsak az zarar vermez bize. Canlı ya da cansız her şeyin arasında bir enerji alış verişi olduğu zaten ıspatlanmış. İnsanlar arasında da bu alış veriş vardır. Siz de fark etmişsinizdir. Bazılarının yanında kendimizi çok mutlu hissederiz ve hemen "Ne kadar pozitif birisi" derız. Hatta fırsatını buldukça O'nu görmek isteriz. Bunun tam tersi, aynı ortamda bulunduğumuzda, neredeyse yaşama sevincimizin bile tükendiğini hissettiğimiz insanlar vardır. Onların enerji kaynağı diğer insanlardır. Gerek konuşmalarıyla, gerek tavırlarıyla sizdeki enerjiyi tüketir, kendileriyse sanki depoyu fullemiş gibi kalkar masadan. Artık tükenmiş gibi hissedersiniz kendinizi. Bunlar en yakınlarınız bile olabilir. Çoğu farkında bile olmadan yapar bunu. Çünkü kendisini bu şekilde iyi hisseder. Bu insanlar kanınızı emip öldürmez ama, enerjinizi emip, tüketir. Tercih meselesi ama bana sorarsanız; "sana doyum olmaz, ben ...

BAKIŞ AÇISI

  Akşama kadar ne çok şeye şahit oluyoruz gözlerimizle. Hepsini de gördüğümüzü sanıyoruz ama onun arkasında ya da yanında duranları da görüyor muyuz? Belki de göremediğimizden kahraman sandıklarımız kâbusumuz, kâbusumuz sandıklarımız da aslında kahramanımız ama biz farkında değiliz. Bunu fark edebilmemiz için sanki arkasına bakıp da değerlendirmemiz gerekmiyor mu? Ya da açımızı değıştirip, yanĺarına da bakmamız. Ne çok şey saklanabiliyor oralara. O yüzden karşılaştıklarımızın sağına, soluna, arkasına bakıp, sadece ön cephesinde gördüklerimizle değerlendirmesek daha sağlıklı değerlendirebiliriz sanki. Böylece kahramanımızı da, kâbusumuzu da ayırt edebiliriz. Sadece bakarken boynumuzu hafifçe sağa, sola eğmemiz ve arkasına dolaşıp bakmamız yeterli. Hakan ALGAN Resmi internet sitesi